Kira bedelinin zamanında ve eksiksiz ödenmesi, kira ilişkisinin temel yükümlülüklerinden biridir. Buna rağmen uygulamada, kiracının kira borcunu aksatması ya da uzun süre boyunca hiç ödeme yapmaması sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu noktada taşınmaz sahipleri için hukuki sürecin nasıl işletileceği büyük önem taşır. Kira ödemeyen kiracının tahliyesi Ankara davalarında yürütülen işlemler, belirli usul ve şartlara bağlıdır.
Kira borcunun ödenmemesi, tek başına tahliye için yeterli olmakla birlikte, bu hakkın kullanılabilmesi için kanunda öngörülen yolların doğru şekilde izlenmesi gerekir. Hatalı gönderilen ihtarnameler, yanlış açılan davalar ya da sürelerin kaçırılması, ev sahibinin tahliye hakkını geciktirebilmekte hatta tamamen ortadan kaldırabilmektedir. Bu nedenle sürecin başından itibaren bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerekir.
Kira ödemeyen kiracıya karşı izlenebilecek hukuki yollar, somut olayın özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Bu süreçte genellikle aşağıdaki aşamalar değerlendirilir:
Her bir seçeneğin kendine özgü sonuçları ve süreleri bulunmaktadır. Yanlış yolun tercih edilmesi, sürecin aylarca uzamasına neden olabilmektedir. Özellikle icra yoluyla tahliye süreçlerinde, ödeme emrinin tebliği, itiraz süresi ve tahliye talebinin doğru zamanda yapılması büyük önem taşır. Kiracının itiraz etmesi halinde dava süreci devreye girmekte ve hukuki bilgi eksikliği ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Biz, bu aşamaların tamamını titizlikle takip ederek sürecin kontrollü şekilde ilerlemesini sağlıyoruz.
Kira borcunun uzun süre ödenmemesi yalnızca maddi kayıp yaratmakla kalmaz; taşınmazın verimli şekilde kullanılmasını da engeller. Bu nedenle tahliye sürecinin gereksiz yere uzamaması, taşınmaz sahibinin menfaatleri açısından kritik bir konudur. Biz, her dosyada öncelikle en hızlı ve en etkili çözüm yolunu belirlemeyi amaçlıyoruz. Tekmen Hukuk Bürosu olarak Ankara’da, kira ödemeyen kiracıların tahliyesine ilişkin süreçlerde müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunuyoruz. Amacımız, süreci yalnızca sonuç odaklı değil, aynı zamanda hukuki güvence altında ve öngörülebilir şekilde yürütmektir.